Dul Kiracımla Kızı Yarak Hastası Çıktılar! (1. Bölüm)

Emekli Matematik öğretmeniyim, ismim Kemal. İki sene evvel eşimi kaybetmiştim, oğlum da Üniversiteyi bitirip Antalya’da işe başlamıştı. Komşularımızla aram oldukça iyiydi. Yan tarafımdaki dairem boşalmış ve yeni kiracım gelmişti. Fatma hanım 35 yaşlarında, kumral, balık etli, uzun saçları olan, güzel bir kadındı. Bir de kızı vardı Liseye giden, Esra isminde. Onlar yerleştikten bir hafta sonra akşam Hoşgeldinize gittim. Tanıştık, biraz sohbetten sonra, Fatmanın dul olduğunu öğrendim. Kocasından kalan maaşla geçiniyordu. Birde köyde tarlaları varmış, onu kiraya veriyormuş, o şekilde geçinip gittiğini anlattı. Ben de kendimden bahsettim. Sonra herhangi birşeye ihtiyaçları olduğunda benden çekinmeden yardım isteyebileceklerini söyleyerek ayrıldım.

İki hafta sonra da onlar bana ziyarete geldiler. Fatma streç ak bir pantolon giymiş, üzerinde kara bir bluz vardı. Fatmanın kalçaları tüm güzelliğiyle karşımdaydı, gözlerimi o yusyuvarlak kalçalarından alamıyordum. Kızı Esra, “Anne benim yarın yazılım var, çalışmam lazım!” dedi. Ben de, “Gel kızım, şu oda uygun, orda rahat rahat çalış!” diyerek onu kendi çalışma odama götürdüm ve salona döndüm. Fatma hanım ikili koltuğa oturmuş, sehpanın üzerindeki gazeteleri karıştıryordu. “Hanımefendi ben mutfağa geçiyorum, birşeyler hazırlayım!” deyince, “Olur mu kemal bey, birlikte hazırlarız!” dedi ve o önde, ben arkada, mutfağa gittik. Ama o kalçalarını kıvırdıkça ben deliriyordum. Birlikte birşeyler hazırladık, çay yaptık. Bu arada bana, “Böyle yalnız zor olmuyor mu?” diye sordu. Ben de, “Zor, ama ne yapalım, yönetim ediyoruz işte. Haftanın iki günü bir bayan geliyor, evin temizliğini yapıyor, çamaşırları yıkıyor.” dedim. “Bundan sonra istersen ben yapabilirim, hem bütçeme de biraz katkı olur!” dedi. Ben de, “Neden olmasın, siz istedikten sonra!” dedim.

Gülerek, “O bayan diğer şeyler de yapıyor mu?” dedi. Ben de anlamamazlıkten gelerek, “Başka yapılacak iş yok ki…” dedim. “Nasıl ya? Yoksa herşey bitik mi Kemal bey?” diyerek kahkaha atmaya başladı. O anda arkasından sarıldım ve göğüslerini avuçladım. Yarağımı kalçalarında hissedince, “Ooo Kemal bey, sende daha fazla iş var! Şu kıza bir bakayım…” diyerek, çay ve pasta tabağını aldı ve gitti. İçerden sesi geliyordu. Kızına, “Hani sen ders çalışacaktın? Açmışsın bilgisayarı Chatt yapıyorsun, bıkmadın şundan!” diyerek azarlıyordu kızını. Ben de gittim, “Fatma hanım lütfen kızmayın, olur böyle şeyler, onlar genç nede olsa!” dedim. Biraz yumşadı, “Ne halin varsa gör!” dedi ve birlikte yine mutfağa geçtik. Çaylarımızı doldurduk sohbet etmeye devam ettik…

“Fatma hanım fazla güzelsiniz, harika bir vücudunuz var, çokta seksisiniz, sebep evlenmediniz?” diye sordum. “Kocam öldükten sonra fazla isteyen oldu, ama ben istemedim. Hergün aynı adamla seks yapmaktansa, farklı şeyler daha fazla hoşuma gidiyor. Evlenmeyi asla düşünmüyorum! Sen karından bıkmamışmıydın, aynı deliğe her gün girip çıkmak sana beğeni veriyor muydu?” dedi. “Eşim beni fazla mesut ediyordu. Ondan sonra hiçbir kadında o zevki alamadım. Kimisi fazla acıtıyorsun diyor, kimisi ordan olmaz, şunu yapmam, bunu yapmam diyor… Kısaca, sadece boşalmak için seks istiyorlar. Onu da sadece kendi istedikleri şekilde olsun istiyorlar!” dedim. “Bende eşinden fazlasını bulursun Kemal!” dedi ve elini sikime attı, pantolonumun üstünden okşamaya başladı. “Ooo seninki fazla aka galiba?” diyerek, fermuarı açıp dışarı çıkarınca, gözleri fal taşı gibi açıldı, “Bu nasıl bir yarak böyle Kemal? Eşek siki gibi!” dedi.

Ben ayağa kalktım sikimi elime alıp, sikimle yüzünü okşamaya başladım. Dudaklarına sürtüyor, boynunu, kulaklarını, yüzünün her yerini sikimle okşuyordum. “Nasıl, beğendin mi Fatma?” dedim. “Beğenmek ne sözcük Kemal, ben filimlerde bile böyle yarak görmedim! Bunun kulu kölesi olurum, ohhh!” diye inledi. “Bak Fatma, benimle sikişmeyi göze aldığında herşeye amade olman lazım, tüm deliklerini doldurmadan bırakmam seni!” dedim. “Amımı, ağzımı, götümü her yerimi sik Kemalim! İyi ki tutmuşum senin evi, aradığımı buldum, asla bırakmam seni! Her işini yaparım, yeterki bu yarağı benden esirgeme, erkeğim!” dedi. Öyle somuruyordu ki anlatamam. Başını yalıyor, emiyor, yarağımın başındaki deliğe dilini sokuyor, kuduruyordu. “Fatma kıza yakalanmayalım daha ilk günde!” dedim. “Aklımı başımdan aldın Kemal, valla kızı unutmuştum!” dedi ve toparlandı, gitti. Kızına, “Esracığım biz Kemal beyle dışarı çıkacağız, hadi sen de eve çık, orda devam edersin!” dedi, kızını eve gönderdi ve yine yanıma geldi…

Elinden tutup döşek odasına götürdüm. Anında ikimiz de çırılçıplak olmuştuk. Onu yatırdım, bacaklarının arasına girip amını götünü yalamaya başladım. Şarıl şarıl akıyordu amı. “Sik beni Kemal, ne olursun sik!” diye yalvarıyordu. Yarağımı tutup amının yarığını fırçaladım. Başını yerleştirip kökleyince, tırnaklarını sırtıma geçirmişti. Biraz bekledim öylece, sonra amı gevşedi, başladım sokup çıkarmaya. Çıldırıyordu. “Bu nasıl beğeni böyle yaa, ohhhhh, sik beni Kemalimmm!” diye bağırıyordu. Yarım saat siktim Fatmanın amını. Fatma defalarca boşalmıştı. Ben de boşalacağım zaman, amından çıkarıp yarağımı ağzına verdim ve boşaldım. Tüm döllerimi yutturdum. Fatma yarağımı bırakmadı, kazık gibi yapıncaya kadar yaladı, emdi, somurdu. Sonra beni sırtüstü yatırdı tam aynanın karşısında. Yüzü aynaya istikbal şekilde yarağımın üstüne oturdu. “Nasıl da yarıyor amımı Kemal yarağın, ohhhh erkeğim harikasın!” diyerek oturup kalkmaya başladı. “Amımın içinde değmediği yer kalmadı yarağıyın, offffff, mideme dokunuyor sanki aşkımmmm!” diye inleyerek siktiriyordu amını.

Amı çeşme olmuş akıyordu sanki, döşek göl olmuştu. Yarağın üstünde titriyordu durmadan. Öyle kasıldı ki, “İşte buuuu! Beğeni buuuu! Oohhh!” diyerek yığıldı kaldı üstümde. Altından kalktım bacaklarını araladım, sulu amı kabarmış, iri olmuştu. Yumuldum amına somurdum. “Öldüreceksin Kemal beni! Ohhh aşkımmm!” diye inliyordu. Fatmanın bacaklarını omzuma aldım, bunu ikiye katladım, amına kökledim. Öyle katı sikiyordum ki, “Ayyy parçaladın, yırttın amımı Kemallll!” diye bağırıyordu altımda. Artık ben de sona yaklaşmıştım. Yarağımı amından yavaşca çekiyor, hızla gömüyordum. İyice kilitlendim Fatmaya ve böğürerek boşaldım amına. Öylece yarım saat kadar kaldık. Sonra kalktık banyo yaptık ve Fatmayı dudaklarından uzunca öperek evine gönderdim…

[Kemal]